T.C.
YARGITAY
- Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/1522
Karar No: 2025/847
Karar Tarihi: 17-02-2025
MÜLKİYETİN TESPİTİ DAVASI – DAVACININ SAĞ DOĞUMLA MİRASÇILIK SIFATINI VE TEREKE KAPSAMINDA BULUNAN MALLARIN MÜLKİYETİNİ KAZANDIĞI – İLGİLİLERİN MALİKİ OLMADIKLARI MALI DEVREDEMEYECEKLERİ VE DEVİR İŞLEMİNİN TEMELDEN GEÇERSİZ OLDUĞU – HÜKMÜN ONANMASI
ÖZET: Uyuşmazlık, dava konusu minibüs hattı üzerindeki mülkiyetin tespiti ve ecrimisil istemine
ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun … (743 sayılı Mülga Türk Kanunu Medenisinin …)
maddesi uyarınca; kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer,
çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.
TMK’nın …. (Mülga TKM’nın …) maddesine göre ise, cenin sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur. Dava
dosyasının incelenmesinde davacının sağ doğumla mirasçılık sıfatını ve tereke kapsamında bulunan
malların mülkiyetini kazandığı, her ne kadar dava dışı anne ve baba adına veraset ilamı düzenlenmiş
ise de anılan kişilerin …’ın hiçbir zaman mirasçısı olmadıkları, buna göre mülkiyetin anne … ve baba
…’e geçmediği, maliki olmadıkları malı devredemeyecekleri, devir işleminin temelden geçersiz olması
nedeniyle minibüs hattının yarı hissesinin mülkiyetinin davalıya geçmeyeceği, dava dışı anne …’in
dava dışı … ve … lehine yapmış olduğu ibranamenin davacı mirasçının nüfusa tescil tarihi itibariyle
geçersiz olduğu, yargılamada ileri sürülmeyen hususların kanun yolunda ileri sürülemeyeceği
anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(4721 S. K. m. 28, 582) (743 S. K. m. 27, 524) (6100 S. K. m. 370)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler
incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 21.09.1983 yılında dünyaya geldiğini, 1985 yılında nüfusa tescil
edildiğini, müvekkilinin anne ile babasının resmi nikâh olmadan imam nikâhlı olarak yaşadıklarını,
müvekkilinin babası …’in müvekkilinin daha anne karnındayken 25.04.1983 yılında vefat ettiğini, …’in
ailesi imam nikâhlı evliliği ve bu evlilikten olan müvekkilini bilmelerine rağmen Ankara 9. Sulh
Hukuk Mahkemesinin 1984/95 E. ve 1984/116 K. sayılı veraset ilamında hataen bekâr ve çocuksuz
olduğu gerekçesiyle muris …’un annesi … ve babası … mirasçı olarak tespit edildiğini, anılan veraset
ilamının hukuka aykırı olarak düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin babasının vefatından sonra hukuka
aykırı olarak düzenlenen veraset ilamı ile yarı hissesi babasına ait olan dolmuşun Ankara ….
Noterliğinin 26000 yevmiye nol.u ve 20 Eylül 1984 tarihli satış senediyle diğer yarı hisseye sahip olan
davalı amca …’a muvazaalı olarak sattıklarını, müvekkilinin babası …’ın vefatıyla … (…) Plakalı dolmuş
hissesinin yarısının mülkiyetini kazandığını, yapılan satış işleminin başından itibaren geçersiz
olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,… dolmuş plakasının ayni hakka
dayanarak mülkiyetinin hissesi oranında müvekkiline iadesi ile gerekli sicillere tesciline, eğer dava
konusu plaka davalının elinden çıkmış ise bedelin şimdilik 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren
işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkile iadesine, söz konusu plaka hissesinin işletilememesinden
kaynaklı dava tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık kazanç kaybının faiziyle birlikte şimdilik 500,00
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /3
TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini
talep etmiş, davacı vekili 09.02.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle ecri misil talebini 128.794,00 TL’ye
çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının dedesi … ile babaannesi …’nın evlilik dışı doğan davacıyı tanıyarak ölen
oğullarının nüfusuna tescil ettirdiklerini, davacının doğumu ve babası … üzerine tescili ile mirasçısı
olması sebebiyle, daha önceki veraset ilamı ile …’ın varisleri olan … ve …’a intikal eden dolmuş tipi
vasıtanın 1/2 hissesi değerinden, veraset nedeniyle …’dan intikal eden borçların düşürülmesi sonucu
kalan miktar olan 900.000,00 TL … ve …‘dan nakten ve defaten davacının velisi olan annesi …’e noter
huzurunda ödendiğini, davacının annesinin noter huzurunda ibranameyi imzaladığını, hiçbir alacak
kalmamasına rağmen tekrar aynı bedeli talep eden davacının açtığı davanın mükerrer tahsilat amaçlı
olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2022 tarihli kararıyla; davacının ibraname tarihinde velayeti altında
olduğu annesi …’un … plakalı minibüsten dolayı müşterek kızı davacı adına … ve …’dan başkaca
alacağı kalmadığını açıkça beyan ettiği, davacının annesi …’un ibranamedeki beyanlarının davacı için
de bağlayıcı olduğu, dolayısıyla davacının dava konusu …. (…) plaka sayılı minibüs hattından dolayı
herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili
tarafından süresinde istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ilamıyla;
nüfus kayıtlarının ve dosyaya sunulan Ankara …. Noterliğinin 15.04.1986 tarihli ibranamenin
incelenmesinde, davacı … ‘in 20/07/1985 doğumlu olup, nüfusa 13.05.1986 tarihinde tescil edildiği,
dava dışı …’in velayeti altında bulunan kızı davacı adına ölen eşi …’in annesi … ve babası …’dan alacağı
kalmadığına ilişkin ibraname düzenlendiği, ibraname tarihi olan 15.04.1986 tarihi dikkate alındığında
henüz o tarihte nüfusa tescil edilmemiş kızı … adına anne …’in çocuğuna yönelik olarak tasarruf
yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu hususun
değerlendirilmediği, ayrıca ölen …’ın gerçekte tek mirasçısı davacı … olduğu halde …’ın dava konusu
araçtaki 1/2 hissesinin 20.09.1984 tarihinde veraset ilamına göre mirasçıları olarak gözüken anne … ve
babası … tarafından davalıya satışının geçerli olup olmadığı hususunun da değerlendirilmek suretiyle
karar verilmesi gerekirken bu yöndeki deliller değerlendirilmeden karar verilmiş olmasının usul ve
yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından öncelikle davacı tarafından açılacak nüfus kaydının
düzeltilmesi davasının sonucu beklenilerek kararın kesinleşmesinden sonra yukarıda belirtilen
hususların tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf
başvurusunun esası incelenmeksizin duruşma yapılmadan kabulü ile Ankara 16. Asliye Hukuk
Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2018/368 E., 2020/453 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın
yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ölen …’ın gerçekte tek
mirasçısının davacı … olduğu halde …’ın dava konusu araçtaki 1/2 hissesinin 20.09.1984 tarihinde
veraset ilamına göre mirasçıları olarak gözüken anne … ve babası … tarafından davalıya satışının
geçerli olmadığı, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan talep edebileceği ecrimisil bedelinin
toplam 128.794,75 TL olduğu, davacının dava konusu …. (…) plaka sayılı minibüs hattının 1/2’sinin
mülkiyetinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile … plakalı dolmuş hattının 1/2’sinin
mülkiyetinin davacı … ‘e ait olduğunun tespitine, 128.794,75 TL ecri misil alacağının 500,00 TL’nin
dava tarihinden, 128.294,75 TL’sinin ıslah tarihi olan 09.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal
faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda
bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 2 /3
Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; miras hakkının devrinin geçerliliğini halen koruyan mirasçılık belgesine istinaden
yapıldığını, sahte veya hukuka aykırı olarak alınmış bir mirasçılık belgesi söz konusu olmadığını,
Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan mirasçılık belgesinin hukuka aykırı olduğu yönünde bir
Mahkeme kararının bulunmadığını, davalının davacı bulunan kardeşinin kızına karşı tutumunun da
araştırılması gerekmekte iken Mahkeme tarafından bu hususların araştırma konusu yapılmadığını,
müvekkili için dolmuş hattının yarısının ölü kimse üzerinde kalmasının çalışan araç sebebi ile mümkün
olmadığını, aracın vergi ödemeleri, ceza ödemeleri söz konusu iken aracın mirasçılara geçmesinin
sağlanmasının zorunlu bulunduğunu, davacının hiçbir zaman dışlanmadığı gibi kendisinin tüm bakım
ve gözetiminin davalı ve ailesi tarafından karşılandığını, Mahkemece bu hususlar araştırılmadan
davacının miras hakkının ihlal edildiği izlenimi ile eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacıya
miras hakkının ödendiğini, bunun karşılığında noterden ibranamenin davacının annesi tarafından
verildiğini, satış işleminin geçerli olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu minibüs hattı üzerindeki mülkiyetin tespiti ve ecrimisil istemine ilişkindir. - 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 28. (743 sayılı Mülga Türk Kanunu Medenisinin 27.) maddesi
uyarınca; kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer, çocuk hak
ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. TMK’nın 582.
(Mülga TKM’nın 524.) maddesine göre ise, cenin sağ doğmak koşuluyla mirasçı olur.
Dava dosyasının incelenmesinde davacının sağ doğumla mirasçılık sıfatını ve tereke kapsamında
bulunan malların mülkiyetini kazandığı, her ne kadar dava dışı anne ve baba adına veraset ilamı
düzenlenmiş ise de anılan kişilerin …’ın hiçbir zaman mirasçısı olmadıkları, buna göre mülkiyetin anne
… ve baba …’e geçmediği, maliki olmadıkları malı devredemeyecekleri, devir işleminin temelden
geçersiz olması nedeniyle minibüs hattının yarı hissesinin mülkiyetinin davalıya geçmeyeceği, dava
dışı anne …’in dava dışı … ve … lehine yapmış olduğu ibranamenin davacı mirasçının nüfusa tescil
tarihi itibariyle geçersiz olduğu, yargılamada ileri sürülmeyen hususların kanun yolunda ileri
sürülemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü
uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine
gönderilmesine,17.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.