T.C.
YARGITAY
- Ceza Dairesi
Esas No: 2021/3429
Karar No: 2025/2062
Karar Tarihi: 26-02-2025
TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU – ADLİ TIP KURUMUNUN BİLİMSEL VERİLERE DAYANARAK OLUŞTURDUĞU GÖRÜŞLERE VE YERLEŞMİŞ
UYGULAMAYA GÖRE YÜZ PROMİLDEN FAZLA ALKOL MİKTARININ GÜVENLİ SÜRÜŞ YETENEĞİNİ ORTADAN KALDIRACAĞI VE BİLİNÇLİ
TAKSİRİ OLUŞTURDUĞU – HÜKMÜN BOZULMASI
ÖZET: Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri
sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,
eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve
bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde
belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu
kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak
oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol
miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağı ve bilinçli taksiri oluşturduğu kabul edilmekte
olup; kaza anı itibariyle 85 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, bilinçli taksir
hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden
5237 sayılı TCK’nın … maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi
suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
(5271 S. K. m. 298, 302, 304) (5237 S. K. m. 22, 53, 62, 63, 85) (2918 S. K. m. 48)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön
inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir
bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 22/3,
62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü
belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık
müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile
hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi
edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığa üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, re’sen
gözetilecek hususlara ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 58 promil alkollü sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının
oluşmadığına, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hukuka aykırı karar verildiğine, eksik
inceleme yapıldığına, …’ın kusurlu olduğuna, ağır kusurun sanığın sola dönüşünden değil, yarı
römorkun arkasında kamyonetin geçebileceği kadar alan bulunmasına rağmen kamyonet sürücüsünün
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı Sayfa 1 /2
dikkatsizliğinden kaynaklandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR - İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde
alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.09.2015 günü saat 01:15
sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız eğimli karayolunda, sanık …’in sevk ve
idaresindeki çekici ve çekiciye takılı yarı römork ile bölünmüş üç şeritli karayolu üzerinde seyir
halinde iken olay mahalli üç yönlü (T) kavşağa geldiğinde, orta refüj aralığından sola dönüş yapmak
için seyrettiği sağ şeritten kontrolsüzce sola yönelip doğrultu değiştirmesi ve karşı yönden araç geldiği
için yolun büyük kısmını kapatacak şekilde yol içinde durması ile, bu esnada arkadan ve sol şeritten
seyreden …’ın kullandığı kamyonetin ön kısmı ile önünü kapatan yarı römorkun sağ yan arka kısmına
sol şeritte çarpması sonucu araçta yolcu olarak bulunan …’ın öldüğü ve …’ın da hayati tehlike geçirecek
ve vücudunda ağır (6) derecede kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın 01.15 sıralarında
olduğu, kazadan 3-4 saat sonra yapılan alkol testinde sanığın 0.58 promil alkollü olduğu, suç saati ile
alkol ölçüm saati arasında geçen süre de nazara alındığında, sanığın eyleminde bilinçli taksir
koşullarının oluştuğu değerlendirilerek TCK’nın 85/2, 22/3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar
verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince; Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu’nun yerleşik tespitlerine göre
vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 15 promil düştüğü cihetle olay anında sanığın 0.85 promil
alkollü olduğunun kabulü gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/7. maddesinde yer
alan \”Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20
promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermeleri halinde ayrıca Türk
Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.\” şeklindeki düzenlenme de dikkate alındığında, asli
kusurlu şekilde neden olan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik
görülmediği belirtilmiş sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar
verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia
ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,
sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz
sebeplerinin reddine, ancak;
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş
uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan
kaldıracağı ve bilinçli taksiri oluşturduğu kabul edilmekte olup; kaza anı itibariyle 85 promil alkollü
olduğu tespit edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığı
anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli
taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri
yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı
CMK’nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza
Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2025 tarihinde karar verildi.