Adres

Abdurrahmangazi Mah. Bennur Sok. No:3/1 Sancaktepe İstanbul

Telefon

+90 (216) 380 51 09
Çalışma Saatleri H.İçi 09.00-18.00

E-Posta

info@sancaktepeavukat.com.tr
info@selverakkoyunkorkmaz.av.tr

T.C.
Bölge Adliye Mahkemesi
İstanbul 8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/551
Karar No: 2025/818
Karar Tarihi: 23-05-2025
TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLANAN TAZMİNAT DAVASI – SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU TARAFINDAN ALINAN KARARIN USULÜNCE
KESİNLEŞTİRİLDİĞİNE DAİR BİLGİ VE BELGE BULUNMAMASI – YARGILAMANIN SÜRÜNCEMEDE KALMAMASI İÇİN SÖZ KONUSU
DAVANIN GÖRÜLMEKTE OLAN DAVA YÖNÜNDEN DERDEST DAVA NİTELİĞİNDE BULUNDUĞUNUN KABUL EDİLMESİNDE VE SİGORTACI
ALEYHİNE AÇILAN DAVANIN BU SEBEPLE REDDİNE KARAR VERİLMESİNDE USUL VE YASAYA AYKIRILIK BULUNMAMASI – İSTİNAF
BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ

ÖZET: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp
değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,
davacı tarafça icra takibinden ve iş bu davadan önce, ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim
Komisyonu nezdinde davalı sigorta şirketi aleyhine aynı taleple başvuruda bulunulmuş olup, dosyada
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan kararın usulünce kesinleştirildiğine dair bilgi ve belge
bulunmaması nedeniyle, yargılamanın sürüncemede kalmaması için söz konusu davanın görülmekte
olan dava yönünden derdest dava niteliğinde bulunduğunun kabul edilmesinde ve sigortacı aleyhine
açılan davanın bu sebeple reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, hükme
esas alınan bilirkişi raporunun; somut olayın özelliklerine uygun, gerekçeli, denetlenebilir nitelikte
olması, bununla birlikte aracın daha önce geçirdiği kazaların değer kaybı bedelinin tespitinde
gözetilmiş olması ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince değer kaybının belirlenmesi nedeniyle
hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmadığı
sonucuna varılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine
karar verilmesi gerekmiştir.
(6100 S. K. m. 114, 115, 353, 355, 362)
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf
nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan
inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARAR: Davacı vekili dava açan dilekçesinde; davacının maliki olduğu … plakalı araç ile davalıların
işleteni ve ZMM Sigortacısı olduğu … plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, müvekkilinin
aracında hasar ve bu hasara bağlı olarak değer kaybı meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı
sürücünün kusurlu olduğunu, sigortacıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, araçta meydana gelen
değer kaybı bedelinin tahsili için … dosyası kapsamında başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu
belirterek, itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini,
talep ve dava etmiştir. Davaya cevap veren davalı taraf vekilleri, davanın reddine karar verilmesini,
talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada sonucunda; “kazanın oluşumunda davalı
tarafa ait araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu, davacı tarafa; kazaya ilişkin tüm delillerini sunmak
üzere kesin süre ihtaratını içeren süre verilmesine rağmen davacı tarafça kaza ve hasar ile değer
kaybına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığı, bu nedenle incelemenin temin olanın kayıt ve belgeler
kapsamında yapılması gerektiği, kazaya bağlı olarak davacıya ait araçta 12.500,00-TL değer kaybı
oluştuğu, kaza tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş yasal faiz alacağının 4.524,66-TL olduğu, takibe

bu miktarlar üzerinden devam edilmesi gerektiği, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketi
aleyhine aynı taleple Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğu, bu başvuru
neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonunca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği,
Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde açılan davanın iş bu dava yönünden derdest dava niteliğinde
bulunduğu, kaldı ki sigorta şirketinin zamanaşımı defi bulunduğu ve dosya kapsamına göre alacağın
zamanaşımına uğradığının sabit olduğu, ancak öncelikle derdestlik yönünden karar verilmesi gerektiği,
davalı işletenin ise zamanaşımı definin bulunmadığı” gerekçesiyle; 1-Davacının davalı sigorta şirketine
açtığı davada daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu’ na tarafları konusu, sebebi aynı olan talepte
bulunulduğundan derdestlik nedeniyle HMK 114/115 maddeleri gereğince davacının davalı … Sigorta
Şirketi’ ne karşı açtığı davanın dava şartı yokluğundan usulen REDDİNE, 2-Davacının davalı …
Şirketi’ ne açtığı davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı … Limited Şirketi’ nin … dosyasında yaptığı
itirazın 12.500,00 TL asıl alacak, 4.524,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.024,66 TL için iptali
ile 12.500,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN
DEVAMINA, 3-Hüküm altına alınan kısım için %20 icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak
davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili
tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kaza tarihinden itibaren sigorta
şirketinden olumsuz yanıt alınması üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu’na birçok başvuruda
bulunulduğu, bu başvuruların zamanaşımını keser mahiyette başvurular olduğu, Sigorta Tahkim
Komisyonu işin esasına girmediğinden iş bu davanın açıldığı, hal böyle olunca davalı sigorta şirketi
yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davalı şirket
aleyhine her ne kadar bir tazminata hükmedilmemiş ise de; çıkan tazminatın zararı karşılamaktan çok
uzak olduğu, dosyaya sunulan onarım faturasında değişen parçaların listesinde 21/10/2019 itibariyle
fatura toplamının 7.814,32-TL bulunduğu, bugün itibariyle aynı listenin ederinin 80.000,00-TL ile
100.000,00-TL civarında olduğu, değer kaybının 12.500,00-TL olarak belirlendiği bilirkişi raporunun
hükme esas alınmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı, ek rapor alınmadan karar verilmemiş olmasının
usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın kaldırılması gerektiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik
kazasından kaynaklanan araç hasarına bağlı değer kaybı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine
itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede; Davacının maliki olduğu … plakalı araç
ile davalıların işleteni ve ZMM Sigortacısı olduğu … plakalı aracın karıştığı (11/09/2019 tarihinde)
trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafça; trafik kazasına bağlı araç değer kaybı bedelinin tahsili
hususunda davalı … AŞ aleyhine, kendisi için ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu
nezdinde 18/11/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık
Hakem Heyeti’nin 05/06/2023 tarih K-2023/130258 sayılı kararı ile; davacı tarafın değer kaybı bedeli
talebinin, zamanaşımı nedeniyle reddine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itirazı kabil olmak
üzere karar verildiği, müteakip davacı tarafça değer kaybı bedelinin tahsili hususunda davalılar
aleyhine … dosyası kapsamında icra takibine geçildiği, itiraz üzerine duran takibin devamını temin için
ise eldeki davanın açıldığı, anlaşılmıştır. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve istinaf
başvuru sebepleri ile birlikte incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; Dosyadaki bilgi ve belgelere
göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan
hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, davacı tarafça icra takibinden ve iş bu davadan önce,
ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı sigorta şirketi aleyhine aynı
taleple başvuruda bulunulmuş olup, dosyada Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından alınan kararın
usulünce kesinleştirildiğine dair bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle, yargılamanın sürüncemede
kalmaması için söz konusu davanın görülmekte olan dava yönünden derdest dava niteliğinde
bulunduğunun kabul edilmesinde ve sigortacı aleyhine açılan davanın bu sebeple reddine karar
verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun; somut
olayın özelliklerine uygun, gerekçeli, denetlenebilir nitelikte olması, bununla birlikte aracın daha önce
geçirdiği kazaların değer kaybı bedelinin tespitinde gözetilmiş olması ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları
gereğince değer kaybının belirlenmesi nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik
bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun
HMK’nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece
mahkemesinin kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın
353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf karar ve ilam harcı başvuru sırasında

alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması
nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf aşamasındaki diğer yargılama giderlerin
üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK’nın 362/1-a madde
hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.23/05/2025

Paylaş

Son Yazılar

Bize Mesaj Gönderin

Scroll to Top
Whatsapp Destek
Merhaba Nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz?